16 nisandan başlayan bu yoğun tempo şu ana kadar devam etmekte.. Yazın gelişiyle teras mevsiminin açılmasıyla ardı arkası kesilmeyen misafirler ve her misafirde farklı kişilere aynı merasim sanki bir 'Dejavu' :))
Misafir hariçlerinden biri olan İstiklal Caddesi-Beyoğlu-Sant'antonıo Kilisesi-Galata Kulesi ve Tepebaşı Trt Stüdyolarında son bulan bir günün sonu hem yorucu hemde keyifli . . İstiklalin her günü ve her saatinin belirsiz bir sebeple sürekli kalabalık oluşu İstanbul'un vazgeçilmez tablolarından . .
23 Nisan'a bağlanmadan önceki pazar günü 'bi hava alıp gelelim' sözleriyle yola çıkılan ve 00.09'da kendimi eve zor attığım yoğun bir gün daha . .
Veee 23 Nisan :))
Biz hala çocukluğumuzu özleyenlerdeniz galiba ki sokaklarda dolup taşan miniklerin arasında gezenlerden biriydik :))
Bu özel günü fırsat bilip Emirgan Korusu'ndaki 7.Lale Festivali'ni talan etmeye gittik :)
Ulaşmak biraz zor oldu ; malum Bebek trafiği, Vatandaşın patates arası ketçap mayonez kuyruğu bu yüzden dört gözle beklenen otobüsler , 'bi otobüs gelsede nereye gidersek gidelim' sözleri
Ve 45 dakikalık beklemeden sonra gelen '40 T otobüsü maceralarımız :)
Ama sonunda bir doğa harikasını görünceye kadar tüm çektiğimiz o yol uçtu gitti . .
Birbirinden farklı lale çeşitleri,
Budamı laleymiş dedirten türler ;
Ve dahasıı...
Bundan sonra her sene bu festivali kaçırmadan gitmeye karar verdiren bir manzara . .
İstanbul gez dolaş bitmeyen derinlerine indikçe büyüyen bir şehir :))
Yorgunluk devam etse de yine de gezmek güzel :))
Gençlik bugünler için değil mi ? :))





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder